Şam (TUR)
Çok derin
Sikeyim terk eden bütün o dostları hayrı yok yanımda kalanın da
Çünkü biliyorum hep yalnız kalırsın dara düştüğün son zamanında
Derde boğar seni kaderin ölümü beklersin dört duvar arasında
Gerçek beni ancak bulursun bakarsan gözlerimin kısık arasından

Sikeyim terk eden bütün o dostları hayrı yok yanımda kalanın da
Çünkü biliyorum hep yalnız kalırsın dara düştüğün son zamanında
Derde boğar seni kaderin ölümü beklersin dört duvar arasında
Gerçek beni ancak bulursun bakarsan gözlerimin kısık arasından

Kararınca gece ölümle yaşamın arafında (arafında)
Beklerim sabahı sanrılar döner o tarafımda (tarafımda)
Her yanımda kül, geçmişimde dün, istesemde dön-mek geriye...
Sade bir düşüm,sahte her gülüş, dedi bak dönme geriye

Sadece eski halimden (ya) hesaplı rüzgarlar götürdü (ah)
Şehirde tüm herkes yaşarken (ah) aslında tüm herkes ölüydü (ah)
Mezalık olmuştu mahalleler (ah) cennetlik duvarlar örüldü
Gördüğüm caddeler karanlık ve inan cehennemden bile daha kötüydü

Çözülemiyo hiç bi sorun (ah) İyice bu boka batıyorum. (ah)
Paranın ezeli insanlık, duygular satın alınıyor. (alınıyor)
Yalnızlık diyorum bu gece (bu gece) kadehim bana konuşuyor (konuşuyor)
Yaşamak istedim ben de bir zamanlar fakat kader dedi bana oluru yok

Sikeyim terk eden bütün o dostları hayrı yok yanımda kalanın da
Çünkü biliyorum hep yalnız kalırsın dara düştüğün son zamanında
Derde boğar seni kaderin ölümü beklersin dört duvar arasında
Gerçek beni ancak bulursun bakarsan gözlerimin kısık arasından

Sikeyim terk eden bütün o dostları hayrı yok yanımda kalanın da
Çünkü biliyorum hep yalnız kalırsın dara düştüğün son zamanında
Derde boğar seni kaderin ölümü beklersin dört duvar arasında
Gerçek beni ancak bulursun bakarsan gözlerimin kısık arasından

XİR Verse

Bakarsan görürsün gerçeği gözlerin karasında,kaldın mı arasında?
Bir kere doğrudan saparsın yanlışa olmasa yapasın da
Mecburiyet gibi,seçersin serseri hayatı veyahut memuriyet gibi
Düzen beni memnun etmedi kuzen fazla gelirim ülkeye cumhuriyet gibi

Ama bu rulet (rulet) yürü yolu hep (hep)
Bakmadan arkana bir kez (bir kez) yok geri vites
Bu ileri varışı görene dek ama bazen de önünü görememek gibi
Yaşarsın döngüyü ölene dek yürek mazgal asla deme asla

Kendini bilirsen kulağında çalar hep en güzel sazlar
Tüm desteni oluşturur aslar
Ve bir daha kadere yenilmen imkansız asla (asla)
İnanma her duyduğuna hepsi masal aşar boyunu bu okyanus çok derin