Farazi V Kayra
Makus Talihim
["Makus Talihim" için şarkı sözleri]

[Verse 1]
Göt kadar bir mutfak, reçel dışar'da kalmış
Sinekler bu yüzden beni pek severler
Onların da sevgisi bizimkiler misali
Yani karşılıksız az biraz da şüpheci
Sinekler or'da yolunu bulsun
Ben odamda yeni taşındığım mekanda geçirdiğim bir hafta sonrasında konuşacak bir kimse bulamayınca muhabbetim de tavana vurdu dört duvarla
Üst katımda mesleğinde yeni ve fazlasıyla taş bir hemşire
Bu ara tek umudum kendisi
Bir de bekar olması tabii
Ayrıca yan tarafta başıma çok büyük bela teşkil edebilen orta yaşlı dallama
Bu iki zatî muhterem dışında başka kimse tanımamıştım
İlk bir hafta birkaç sabah işe gitmeden hemşireyle karşılaştım fakat sonuç sıfır
Çünkü kendisi burnu tavana, götü de bur'na değecek ölçüde kendinden emin
Ve ben güveni yıllar evvel kırk civarı talebenin dandirik bir amfide bana pişkin pişkin gülmesiyle ayaklar altı paspas etmişim
Bunlar ayrı mevzular
Şu an cesaretim yitik
Açılmayan bu kolilerim ve ben yeni hayata
Evde şuuru kaybolan bu kör sineklere "Merhaba" dedik

[Nakarat]
Bu akşam gene mesaide kör sinekler
El sürülmeyen, o canıma kastı yüksek ökçeler
Açılmayan bu kolilerimde gizlenen şehirler
Utanmadan bir oldular (Bana kıydılar)
Bu akşam gene mesaide kör sinekler
El sürülmeyen, o canıma kastı yüksek ökçeler
Açılmayan bu kolilerimde gizlenen şehirler
Utanmadan bir oldular (Bana kıydılar)
[Verse 2]
Buraya gelmeden o derme çatma mola yerinde
Leş kokan bir tuvaletin içinde bol düşündüm, anladım
Bir ara muntazam şekilde parçalandı bağrım
Sonrasında zahmet etmeden, bir gram düşünmeden şu bağrıma sinsi sinsi sokulan bir pislik
Açıklamakta mümkünat yok ancak
Mazi dahilinde var kafamda tek bir tabir "Kabir azabıdır derim", yeterlidir
Bekledim, or'da fazla bekledim
Ayakta zor duran bu dangoz aklıma fevkalade çelmeler yedim
Hiç gocunmadan derim: "Hepsi iltifata tabidir, teveccühünse bur'da kafi"
Gözümü duvara mıhlamış angut angut bakıyorken düşündüm bunları
Beni yerimden oynatıp düşünmekten kurtaran en sonunda siftah yapan evin ziliydi (Minnettarım)

[Nakarat]
Bu akşam gene mesaide kör sinekler
El sürülmeyen, o canıma kastı yüksek ökçeler
Açılmayan bu kolilerimde gizlenen şehirler
Utanmadan bir oldular (Bana kıydılar)
Bu akşam gene mesaide kör sinekler
El sürülmeyen, o canıma kastı yüksek ökçeler
Açılmayan bu kolilerimde gizlenen şehirler
Utanmadan bir oldular (Bana kıydılar)

[Verse 3]
Panikledim
Herhangi bir vesile yok tamam da
Telaş denen bu bok tepemde gezelemekte bolca
Çaresiz telaştı yanıma şimdi tek bi' yoldaş
Sağ elimse tam zamanlamayla kapı kolunda
Yalan lüzumsuz, hakkaten şaşırdım
Aksi yönde iddia, bil ki; "Külliyen palavra"
Zoraki bir tebessüm, zoraki bir selam
"İçeri buyuralım" demekse ağzımdan çıkan yalan (Kelam)
Şöyle bir bakındı çıktı, "Bana geçe'k'" dedi
"Ulan,..." dedim içimden "...sen olmasaymışın da keşke geleymiş hemşire"
Fakat yok işte, bu adet hiç bozulmaz
Ömrü billah her bir yerde beni bulur sap
Baktım hiç kaçış yok; küfredip de kapıyı çektim
Ayaklarımda terlik
Sineklerimse pek tabi ki gene peşimde
Acizane bense yan taraftaki orta yaşlı dallamanın evinde